Ey Sevgili…

Sevgililer Günü - Küpür 17-02-2013“Dikkat et ağaca takma!” diye seslenince, gülerek “Patlasa da kurtulsam abi” dedi yanımdan geçerken. Kimbilir kaç saattir; belki de gündür cadde cadde, sokak sokak gezerek satıyordu küçük kırmızı balonlardan oluşan kalpleri…

twitter.com/firatkozok

Layout 1

Malum bir 14 Şubat Sevgililer Günü’nü daha geride bıraktık…
Efendim, eski Roma döneminde imparator Claudius askerlerin evlerinde eşleriyle kalmak için savaştan kaçtıklarını öğrenince evlenmeyi yasaklar. Rahip St. Valentin ise bu yasağa karşın gizli gizli nikahlar kıyar. Yakalanınca akıbeti belli: Ölüm. Gelin görün ki imparator bile olsa insanların gönüllerine hükmedemez. St. Valentin, öldüğü yer olan Roma’da anılmaya başlar, üstelik bu gelenek bütün dünyaya yayılınca, 14 Şubat Sevgililer Günü oluverir.
Türkiye’de ilk “Sevgililer Günü” 14 Şubat 1984’de İstanbul’da kutlanır. Sheraton Oteli’nde işadamlarının sekreterleri için hazırladığı “Sekreterler Balosu” ile birleştirilerek kutlanan geceye 800 sekreter, eşleri ve sevgilileri katılır. Davetlilere salona girişlerinde kalp şeklinde birer rozet verilir, her bir rozetin altında bir numara yazılıdır. Balonun sonunda yapılan çekilişle şanslı numaralara çeşitli armağanlar verilir.
Türkiye sevmiştir bu günü, hızla yaygınlaşır. 1990’lı yılların başında cep telefonlarının atası olan çağrı cihazları, sevgi sözcükleri için biçilmiş kaftandır. Ancak, PTT önce “haber olmadığı” gerekçesiyle bu cihazlardan “seni seviyorum” mesajının gönderilmesini yasaklar. Yasaklar yasaklamasına ama 14 Şubat 1991’e gelindiğinde, PTT de duramaz talebin karşısında ve o yıl ilk kez ülke genelindeki binlerce cihaza bu mesaj gelir.
Bu yıl da 14 Şubat’ta kimileri onlarca balondan oluşan kalplerden götürdü sevgilisine, kimi bir çiçek, belki takı vesaire… Kafeler, restoranlar, barlar da hafta içi olmasına rağmen iyi hasılat yaptı. Cumhuriyet ise biraz nostaljik bir organizasyona imza attı. Sevgililer günü ilanı…
İlan veren okurlardan bazıları, kendisinin ve ilanın muhattabının adını açık açık yazmış, kimi baş harfleri kullanarak olaya gizem katmış, kimisi belki de sadece muhatabının anlayacağı bir isim kullanmış mesajını bırakırken. Biraz da “Bakalım tanıdık, eş dost var mı sayfada?” düşüncesiyle ilanları okurken ilkokul yıllarının anı defterleri geldi aklıma: “Bana ayırdığın kalbin kadar temiz sayfa için teşekkür ederim” diye başlayan cümleler… İnsanların cep mesajları ya da elektronik postalar yerine gazete ilanından sevgililerine seslenmeleri eminim ki sadece bana değil, birçoğunuza sempatik gelmiştir.
Ama teknolojinin bu kadar yaygınlaşmadığı, insanların özel günleri için yazacakları mesajları Google’dan aramadıkları dönemde de yaratıcıydı bu millet!
Cumhuriyet gazetesi geçmişte de zaman zaman sevgililer günü için ilan sayfaları yapardı. Onlarca Cumhuriyet okuru gazetesine birkaç cümleyle ilan verir, ertesi gün o ilan sayfasını sevgilisinin önüne koyardı.
Belki bugün kimisi evlenip çoluk çocuğa karıştı, hatta torun sahibi oldu. Ya da kim bilir bazıları “İyi ki o ilanda ismimi açık açık yazmamışım, şimdiki eşim görseydi ne olurdu?” diyordur. Ama o mesajlardan en yaratıcılarını okumaya ne dersiniz? Yıl 14 Şubat 1992, 1993, 1994…

Edip Akbayram’a: Yalnız seni sevemem

O mesajlardan gözümüze çarpan bir tanesi ünlü sanatçı Edip Akbayram’a gitmişti:
“Sevgili Edip; sevgisizliğin, savaşların serpilip büyüdüğü bu dünyada yalnız seni sevmem haksızlık olur. Dünyadaki tüm insanlara, var olan sevgilerden bir demet sunmak en büyük mutluluğum olur. Ayten Akbayram”
Her mesaj böyle evrensel olacak değil ya, kimisi neşeli kimisi absürd. Buyrun…
– R’ye! Benimsin! Şarkının modası geçti, ama sen hep benimsin… M
– Bir kez fedakarlıkta bulun. Cuma geceni bana ayır. Cumartesiyi de ihmal etme! Birgül.
– İkinci bahar yaşamıyor gönlüm… Ece pisi pisi var mı senin gibisi?
– Yürek şenliğim Ebru, yaşama sevincimin tükendiği anda sımsıkı sarılıyorum sana. Her şeyden bir adım öne geçiyor aşkımız. Fehmi
– Sana sevgimi anlatacaktım ama burası çok küçük geldi. M.D’den A.Y’ye.
– Seviyorum, ama kimi / En tatlı birisini / Nasıl anlatayım sana / İlk harflerine baksana… Ruhi.
– Sedat’ıma… Boksör burunlu, ayva göbekli, yemyeşil deniz gözlü sevgilim… Seni her şeyden çok seviyorum… Tiamo’n
– Tırtıl, seni seviyorum.
– Prenses, geçen yıl 14 Şubat’ta sana yine buradan sevgilin olarak bir söz vermiştim. Şimdi yine buradan o sözümün sonucu sana sevgili eşim olarak seni çok sevdiğimi ve ömür boyu seveceğimi söylüyorum. Hüs.
– Küçük dudaklı, bol paralı dilber, severim seni. Kutlu olsun. Maltepeli parasız.
– Şişko armutum, her şey için özür. Pıpık’ın
– Canım sevgilim, güzel insanım, ben artık denize düşsem de yılana sarılamam. Çünkü bana yüzmesini öğrettin. Sana olan sevgimi dünyaya haykırmak istiyorum. Eşin Ü.U
Nasıl, ne zaman ifade ederseniz edin; sevgilinize sevginizi her zaman hissettirin (Cumhuriyet Ankara 17-02-2013)

Reklamlar

About firatkozok

Cumhuriyet Gazetesi Cumhurbaşkanlığı - Başbakanlık Muhabiri
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı ve , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s