Londra’da Kültürel Miras, Ankara’da isporta Pazarı!

İzmir’deki bir benzeri günümüzde kültür varlığı olarak korunuyor ve sanatsal faaliyetlere ev sahipliği yapıyor. Kâh Ataol Behramoğlu gidip şiir dinletisi sunuyor, kâh Yeni Türkü konser veriyor, film göasterimleri yapılıyor. Mis gibi çim amfiye yayılıyor gençler.

Londra yakınlarındaki Battersea Fabrikası günümüzde kültürel miras olarak korunuyor ve sahiplenilen bir tarihi mekân olarak kullanılıyor.

Ankara’daki tarihi yapının yerinde ise bugün işporta pazarı var!

twitter.com/firatkozok

Ankara Havagazı Fabrikası…

Aslında yazının bundan sonraki bölümüne çok da gerek yok. Eğer zihniyeti yansıtacaksak. Ama girişi okurken mimiklerinizi kullandıysanız, tarihi mekânın öyküsünü de merak edersiniz diye düşündük…

Elektrik ve havagazı kullanımına Cumhuriyetin kuruluşundan birkaç yıl sonra (1929) kavuşan Ankara’da, ilk üretime Bentderesi ve Güvercinlik’te kurulan fabrikalarda başlandı. Tesisleri devralan firma 1929 yılında Maltepe Havagazı Fabrikası’nı, 1973’te ise Elektrik Santrali’ni hizmete açtı.

57 bin metrekarelik fabrika alanı içerisinde teknik binaların yanı sıra işçi konutları, yemekhane ve cami gibi yapılar ile birlikte kırkı aşkın yapı bulunuyordu. Bu yapılar ilk yıllarda Almanlar, sonraki yıllarda ise Almanların yanı sıra İngiliz ve Türk ustalarca inşa edildi.

Cumhuriyetin bu devrinde inşa edilen diğer yapılar gibi Havagazı Fabrikası da uluslararası mimarlık üslubunun sanayi yapılarının özelliklerini taşıyordu.

‘Ankara’yı nurlandıran tesisat…’

Cumhuriyet’in sahibi Yunus Nadi, 14 Ocak 1930 tarihli yazısında elektrik ve tesisatı ve havagazı fabrikasının önemini şöyle anlatıyordu:

“Şimdi Ankara’da artık herhangi bir arızaya uğramak tehlikesinden ebediyen masun olan elektrik tesisatı şehrin içini dışını istediğiniz ziya kuvveti ile parıl parıl yakıyor, havagazı tesisatı ise her istenilen evde sıcak su, mutfak ve hatta teshin ihtiyacatını pek kolaylıkla ve en sağlam şekilde temin ediyor.”

Cumhuriyet’in yeni havagazı fabrikasıyla ilgili haberinde, yeni tesislerin “yeni devlet merkezine yakışacak kadar asri ve mükemmellikte” olduğunun altı çiziliyordu. Fabrikayı gezip gören Yunus Nadi, dışarıdan vagonlarla gelen Ereğli kömürünün, asansörler yardımıyla ocaklara taşındığını ve buradan enerji üretildiğini anlatıyordu okurlarına. Ankara’ya bir anlamda çağ atlatan fabrika, ihtiyacın artması üzerine 1934’te daha da büyütüldü. Fabrikada çalışmak çok önemli bir referans haline geldi. Gazetelere verilen ilanlarda fabrikaya başvuracak kişinin “hiç olmazsa sanayi mektebini bitirmiş olması” şartının arandığı belirtiliyordu.

Endüstriyel mirasa düşmanlık

Dönemin hükümeti tarafından 1939 yılında satın alınan Havagazı Fabrikası daha sonra EGO’ya devredilerek işletilmeye başlandı. Üretilen havagazının yetersiz olması ve her istenilen yere verilememesi nedeniyle sonraki yıllarda Ankara’da hava kirliliği tehlikeli boyutlara ulaştı. Bu durum, başkaca yakıtlar konusunda girişimlere başlanmasını zorunlu kıldı.

İthal yolla Türkiye’ye ulaşan doğalgazın 1988 yılında Ankara’ya da verilmesinin ardından, önce havagazı fabrikaları, bir süre sonra da elektrik santrali devreden çıkartıldı. Bu çerçevede, 1929’da kurulan Maltepe Havagazı Fabrikası, doğalgazın gelmesiyle birlikte 1990 yılında devreden çıkarıldı. Fabrika, sahip olduğu önem nedeniyle Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından 19 Mart 1991’de taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edildi.

İşporta pazarı olsun daha iyi!

Başkentin belediyesi bu karara şapka çıkartıp endüstri mirasına sahip çıkacağına idare mahkemesine dava açtı, ama davayı kaybetti. Karar son olarak Danıştay 6. Dairesi’nin 1996/5342 sayılı kararı ile kesinleşti. Ancak Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından alınan 16.06.2006 tarihli karar ile soğutma kulesi, vinç, havagazı deposu, raylar, pompa istasyonu ve elektrik santralinin bacalarının tescili kaldırılınca; Büyükşehir Belediyesi 13 Haziran 2006 tarihinde başlayan faaliyetlerle kompleksin önemli binalarını yerle bir etti.

“Burayı restore edelim, kültür sanat merkezine dönüştürelim”in yerine “Bu metruk yapıyı kaldıralım, güzelce bir pazar yeri açalım” anlayışı hâkim olunca alanın bir bölümü bugün işporta pazarı haline geldi.

Belki birileri, Cumhuriyetin kalkınma hamlesini, azmini, türlü zorluklar içerisinde neler başarılabileceğinin nesiller boyu görülmesinden rahatsız oldu.

Ama sonuç olarak bugün Londra’da, İzmir’de havagazı fabrikalarına gidenler, buram buram tarihi dokuların arasında kültürel etkinliklerin tadınını çıkarır. Bize de oralara uzaktan bakıp imrenmek düşer… (Cumhuriyet 27-11-2012)

Yasal uyarı: Sararmış Sayfası’nda yayımlanan yazılar, kaynak gösterilerek dahi olsa başka bir yayın organında yayınlanamaz.

About firatkozok

Cumhuriyet Gazetesi Cumhurbaşkanlığı - Başbakanlık Muhabiri
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı ve , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s