Şafak Vakti Uyandık

“Ankara büyük bayramın ilk gününü hudutsuz bir sevinç ve heyecanla, güneşli ve ılık bir bahar havası içinde kutladı. Daha gün doğarken şehrin sokakları ile meydanlar hıncahınç doldu. Ankara bir gelin gibi süslü. Her tarafta kurulu takların üstünde bayraklarımız dalgalanıyor. Büyük inkılabın şartlarını gösteren levhalar parıldıyordu. İstanbul’da yer yer toplanarak mahşeri bir manzara teşkil eden yüz binlerce vatandaşımızın yekpare bir kalp halinde iştirak ettikleri şenlikler çok muazzam ve parlak oldu. Gündüz her tarafı taklarla, bayraklarla süslenen İstanbul, gece de nurdan elbise giydi.”

Desek…

İnanır mısınız?

Twitter’da izlemek için tıklayın

Birçoğunuzun içi yaralanır, birçoğunuz da hüzünlenir. Ama sanırım hiçbiriniz bu haberin 29 Ekim 2012 tarihli olduğuna inanmazsınız.

Şafakla beraber uyanan; gelin gibi süslü, damat gibi fiyakalı bir kent… Meclis etrafında oluşturulan ve halk tarafından hınca hınç doldurulan tribünler… Ankara Palas’ta sabaha kadar süren bir balo… Baloda şafak sökene kadar kalan bir Cumhurbaşkanı…

Tam 79 yıl önceydi bu heyecan…

Yukarıdaki haber de 79 yıl önce bugün Cumhuriyet’te yayımlanmıştı.

***

Cumhuriyetin mimarı günlerdir çalışıyordu… Sürekli yazıyor, yazıyor, tekrar yazıyordu…

28 Ekim gecesi son kez okudu, masasından kalktı, yatağına uzandı. 10 yaşındaki eserini düşleyerek uyudu. Sabah şafakla beraber uyandı, en şık kıyafetlerini giydi… 1864 rakımlı tepede, hafif puslu ama, bir o kadar temiz havayı derince içine çekti ve ilk Meclis’in yolunu tuttu. Meclis’in etrafı ve resmi geçit yerinde hazırlanan tribünler halkla doluydu.

Mebuslar, elçiler, askerler, mülkiye memurları, vilayet erkanı, belediye meclisi azaları onu bekliyordu. Tek tek ellerini sıktı, bayramlarını kutladı. Ankara Radyosu, bütün ovaya bu ziyareti duyurunca geçit töreninin yapılacağı alanda toplanan kalabalığın coşkusu daha da arttı.

***

Fevzi Çakmak’la beraber Meclis’ten ayrıldı; siyah, üstü açık arabasına bindi, tören alanına girdiğinde on binlerce kişilik bir koroyla karşılandı. Tribündeki yerini aldı, İstiklal Marşı’ndan sonra kürsüye çıktı ve… Günlerdir hazırlandığı Onuncu Yıl Nutku’nu okumaya başladı. Bu tarihi anı görüntülemek için Sovyetler Birliği’nden Türkiye’ye davet edilen yönetmen Sergei Yutkeviç’in kamerası da bugün izlediğimiz o tek görüntüyü çekebilmek için kayıttaydı:

Türk milleti,

Kurtuluş savaşına başladığımızın 15’inci yılındayız.

Bugün, Cumhuriyetimizin, 10’uncu yılını doldurduk.

En büyük bayramdır,

Kutlu olsun!

Alkışlarla kesilen konuşmadan sonra resmi geçit töreni, ardından da halkın yürüyüşü başladı. Kimler mi vardı o yürüyüşte? Avukatlar, hekimler, eczacılar, esnaf, köylüler, öğrenciler…

***

Dört saat süren törenleri gururla izledi, ardından tezahüratlar arasında Çankaya Köşkü’ne döndü. Kutlama programına, günümüzün moda deyimiyle sadece bir “es” vermişti oysa… Gün daha bitmemişti. Köşkte kısa süren bir istirahatten sonra bu kez gece saat 12’de Ulus’ta bulunan Cumhuriyet binası Ankarapalas’a doğru yola koyuldu. Bugün türlü türlü bahanelerle iptal edildiğine bakmayın, 79 yıl önce bir ruhtu, genç ve dinamik Cumhuriyetin aynasıydı balolar… Geç saatlere kadar Ankara Palas’tan ayrılmadı, kâh kurucu kadrosuyla sohbet etti, kâh şık bir kadını dansa kaldırdı…

Bir süre geçtikten sonra Hariciye Vekili Tevfik Rüştü Bey’in kerimesi Emel hanımla hariciye memurlarından Fatin Bey’i (Fatin Rüştü Zorlu) yanındakilere tanıttı ve ekledi:

“Bugün Cumhuriyet’in onuncu yıl dönümünde güzide hariciye vekilimiz Tevfik Rüştü Beyin kerimesi Emel Hanımla Fatin Beyi nişanlıyorum. Buna hepinizin tebrik sedalarını işitmek isteriz…”

Sonradan yapılan resepsiyonlar gibi soğuk, kasıntı değildi 79 yıl önceki balolar…

29 Ekim sabahı şafak sökümünden, 30 Ekim şafağına kadar süren kutlamalar sona erdi. Geride 10 yılda gelinen noktanın verdiği kıvanç, önünde hayalleriyle döndü konutuna.

***

Bugün biz yine şafakla beraber uyandık…

Caddeler, sokaklar belki gelin gibi süslenmedi, belki o balolar yapılmayacak…

Ama,

79. yıl önce sokakları dolduran öğrencilerin, halk yürüyüşüne katılan hekimlerin, köylülerin coşkusu var hala içimizde…

Yavrusunun 10. yaş gününü kutlayacağı günün heyecanıyla başını yastığa koyan O’nun heyecanı var…

Bugün, Cumhuriyetimizin 89. yılını doldurduk.

En büyük bayramdır,

Kutlu olsun!

(Cumhuriyet 29-19-2012)

About firatkozok

Cumhuriyet Gazetesi Cumhurbaşkanlığı - Başbakanlık Muhabiri
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s