Ankara’nın ilk plajı: Gençlik Parkı

Kravatsız takım elbiseleri, tek ellerinde tuttukları sigaralarıyla, büyük ciddiyetle çarpışan araba kullananların; başka bir arabanın kendilerine çarpmasına bozuk atıp hırslananların, kunduralarını çıkartıp yeşilliğe yatanların, çekirdek çitleyip genç kızları taciz edenlerin ya da izin gününü burada değerlendiren askerlerin mekânı olarak kazınmıştır Gençlik Parkı benim hafızama.

Twitter’da izlemek için tıklayın

Anakent Belediyesi, yaptığı onarım ve tadilatların ardından geçtiğimiz haftalarda lazer ve ışık gösterileriyle parkı tekrar gündeme getirdi. Oysa bu park geçmişte Ankara’nın en önemli yaşam alanıydı. Yukarıda yaptığımız nitelemelerin hepsi, Cumhuriyetin o güzel başkentinin yıllar içerisinde yaşadığı geri gidişin sonucuydu…

Cumhuriyetin ilk yıllarında bataklıklarla kaplı olan 28 hektar büyüklüğündeki arazide kurulan Gençlik Parkı’nın inşaatıyla ilgili ilk çalışmalar 1936’da başlar. 27 Şubat 1936 tarihli Cumhuriyet, “Ankara’da cennet gibi bir yurd yapılıyor” başlıklı haberinde parkı şöyle anlatır:

“İstasyon önünden, Opera Meydanı’na kadar uzanan geniş sahada vücude getirilecek, Gençlik Parkı inşaatına nisanda başlanabilecektir. Parkın ortasına, içinde bir adacık da bulunacak olan 40 metro murabbaı büyüklüğünde bir havuz yapılacaktır. Havuzun içindeki adaya lüks bir gazino ve lokanta inşa edilecektir. Havuza su, Opera Meydanı’na konulacak altı Eti Aslanı’nın ağzından akacak ve kademe kademe üç şelale teşkil ettikten sonra, havuza karışacaktır. Bir de kuş bahçesi yapılacak Ankara ikliminde yaşıyan bütün kuşlar bu bahçede toplanacaktır.”

Haberde de belirtildiği gibi ilk projede, Ankara ikliminde yaşayabilecek kuşlar için bahçe, açık hava halk tiyatrosu, çocuk bahçesi, labirent, yüzme havuzu ve atlı gezintiler için 2200 metrelik bir gezi yolu yer alır.

‘Dünyanın en güzel parklarından birisi’

1938 yılında inşaata hız verilir. 10 Ağustos 1938’de Cumhuriyet, “Bu park gül bahçeleri, kıymetli ağaçları ve büyük havuzlarıyla dünyanın en güzel parklarından biri olacaktır” der haberinde. Ama 2 yılda tamamlanması planlanan park, ancak 19 Mayıs 1943’te bitirilir.

Hani yukarıda dedik ya, Gençlik Parkı Ankara’nın ilk plajı ve ilk buz pateniydi diye; şimdi dilerseniz “nasıl yani?” sorusunun yanıtını yine o sararmış sayfalardan verelim… 26 Temmuz 1942 tarihli Cumhuriyet’ten:

“Ankarada Gençlik Parkı’nda yapılacak plaj ihale olunarak inşaata başlanmıştır. Plaj ağustosun on beşine kadar bitecek ve bu sene hemen açılacaktır. Plaj şehir içinde olacağından ve istifade edilecek yüzme havuzu büyük olduğundan, halktan çok kimseler banyolardan istifade edebileceklerdir.”

1951 yılında gösteri için gelen İtalyan Lunaparkı’nın benzeri Gençlik Parkı içinde kurulur. 1956 yılında “Bugünkü Ankara” adında bir sergi açılır. 1957 yılında TCDD tarafından parkı dolaşan iki minyatür tren işletilmeye başlanır. Daha sonra bir de nikâh salonu kurulur.

Türkiye’nin Broadway’i

1960’lı yılların başına kadar Gençlik Parkı’ndaki havuzda su sporları yapılır, etrafında konserler verilir. Aile gazinolarında dönemin en ünlü Türk Sanat Müziği solistleri program yapar. Kimler mi? Zeki Müren, Emel Sayın, Ajda Pekkan…

45. sanat yılını ilk kez sahneye çıktığı Ankara’da kutlayan Emel Sayın’ın “İnsanlar aileleriyle gelip müzik dinlerlerdi, o eski Gençlik Park’ta sahne aldığım günleri çok özlüyorum” sözleri, sararmış sayfalara olan özlemi derinleştirir elbette.

Gençlik Parkı içerisindeki tiyatro sahnesi de birbirinden ünlü oyun ve oyuncuların mekânıdır. Özellikle 1970’te İstanbul’daki sıkıyönetim nedeniyle tiyatrocuların uğrak yeri olur. Bu nedenle Gençlik Parkı’na verilen isimlerden biri de “Türkiye’nin Broadway’i” olur.

Samsun ödüllü oyunlar

Çarpışan arabalar, hediyeli küçük kumar oyunları, boks topu ise o dönemde çocukların ve gençlerin en büyük neşe kaynaklarındandır. Gazetemiz yazarı Işık Kansu, 30 Temmuz 1979’da yayımlanan haberiyle, aynı zamanda bu köşeye de malzeme verir. Parkın her yanını gezen Kansu, Samsun sigarası ödüllü oyunlarla ilgili şunları yazar:

“Buraya gelen Ankaralıların çoğu kumar türü oyunlara ilgi gösteriyorlar. Yalnız bu oyunlara istek geçen yıllara oranla azalmış. Neden mi? Bu oyunlarda kazananlara çoğunlukla Samsun sigarası veriliyor. Samsun sigarasının piyasada bulunmadığı sıralarda Luna Park’taki kumar türü oyunların oynandığı yerler hınca hınç doluyormuş. Kumar türü oyun oynatan bir kişi ‘Ah abi, sorma piyasadan kalksa da biz de yolumuzu bulsak’ diyor.”

Havuz değil, dev buz pateni

Gelelim parkın neden Ankara’nın ilk buz pateni olduğunu açıklamaya… 4 Mart 1972 tarihli Cumhuriyet, paten yapan genç kızla genç erkeğin fotoğraflarının altında şu haberi verir:

“1947 yılından beri Ankara Gençlik Parkı havuzunda doğal şartlara bağlı kalarak amatör çalışmalar yapan buz patencileri nihayet Cemal Güranı adlı bir meraklının öncülüğünde ‘Ankara Buz Pateni, Hokeyi ve Figüran Pateni İhtisas Kulübü’ adı altında bir kulüp kurmuşlardır. Kulübün açılış töreninde Ankaralı buz patencileri bir de gösteri yapmışlardır.”

Sizin tercihiniz hangisi olurdu?

Sararmış sayfalarda kalan plajlı, buz pateni yapılan, gazinolarında Zeki Müren’in sahneye çıktığı Gençlik Parkı mı?

Lazerli, ışıklı, semaverli Gençlik Parkı mı?

(Cumhuriyet Ankara 15-05-2012)

Reklamlar

About firatkozok

Cumhuriyet Gazetesi Cumhurbaşkanlığı - Başbakanlık Muhabiri
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s