Cumhurbaşkanlığı seçimi süreci icin kez konustu: ‘Her şeyi detayıyla biliyorum’

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 2007’deki sancılı cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde, eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un ANAVATAN lideri Erkan Mumcu’ya baskı kurduğu yönündeki iddialar konusunda ilk kez konuşarak, iddialara kaynaklık eden belgeyi görmediğini ancak o dönemin tüm detaylarını bildiğini söyledi.

Gül, Polonya’ya giderken uçakta bazı gazetelerin muhabirlerine gündemi değerlendirdi. Gül’ün açıklamalarından önemli satır başları şöyle:

İleride yazılır çizilir: (Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde eski Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un Mumcu’yu baskı altına aldığı iddialarına ilişkin belge konusunda) Ben görmedim doğrusu, daha taze sayılır tarih açısından bu olaylar. Sizler hepiniz de bunları bire bir yaşadınız. Bizler aktör olduk, sizler de bunları takip ettiniz. O dönem demokrasiye yakışmayan birçok şeylerin olduğunu hep beraber gördük ettik, ama isim bazında bir şey söylemek istemem. Daha ileride belki bunlar daha yazılır, çizilir. O dönemde çok şeyler oldu, bunu herkes biliyor. Yani herhalde geriye baktığımızda bunlar inkâr edilmeyecek gerçekler, çünkü herkes hayatta, herkes biliyor.

Her şeyi biliyorum: Tabii ki devleti yönetiyoruz, her zaman kendimi cumhurbaşkanı olarak, çocuğun annesi olarak görüyorum. Onu korumak, devletimizi korumak… O açıdan her şeyi detaylarıyla biliyorum onu söyleyeyim. Çünkü dışarıdan bir insan değildim ben. Nihayetinde hükümetin bir parçasıydım ve hatta bütün güvenlik işleriyle de ilgilenen başbakan yardımcısıydım. Ama hiçbir zaman cumhurbaşkanı olduktan sonra ne kimsenin yüzüne vurmuşumdur, ne ima etmişimdir.

Bugün müsaade etmem: Geçmişi çok kurcalamak yerine, şuna önem verdim ve herkese bunu da söylemişimdir: Geçmişte olanların bugün olmasına müsaade etmem demişimdir. Türkiye’nin çok önemli meseleleri var, hep beraber omuzlamamız gereken; kendi ülkemizi, kendi devletimizi hırpalatmadan, Türkiye’yi daha ileriye taşımak… Politikam bu oldu ve hep buna inandım. Böyle yapmaya da çalışıyorum.

Geleceği kim garanti edebilir?: (5 yıl sonra sizi nerede göreceğizsorusu üzerine) Dur bakalım, kim neyi garanti edebilir, değil mi? Böyle uzun vadeli planlar falan yapmak doğrusu pek doğru değil. Nasıl geçmişi gördüyseniz, hep beraber onu da görürüz.

Yeni anayasa: Çok detaylı bir anayasa var, daha öz olmalı. Detaya kısıtlamak için girilir. Türkiye artık öyle değil. Tabii uzlaşmadan, daha doğrusu beraber çalışmadan gel uzlaşalımdemek olmaz. Beraber olgunlaştırarak, herkesin ortak bir müellifi olan bir eser olarak çıkması lazım bu işin. Yani biri bir şey hazırlar, öbürü bir şey hazırlar, hadi bunları birleştirelimolmaz. Seçimden sonra ta başından TBMM’de öyle herkesi kapsayan bir komisyonun oluşturulup her kesimin hep beraber çalışması ve ortak bir metin çıkartmanın çok doğru olacağı kanaatindeyim.

Başkanlık sistemi: Şu anda tartışılan konu değil. Gerek hükümet, gerekse diğer partiler daha önceki anayasa taslaklarını baz alırlar. Nihayetinde, nedir temel ilkeler? Anayasanın başında da söylediği gibi, demokratik olması, hukuk devleti, laik bir ülke olması. Bu temel prensipleri gördükten sonra iyi bir metodoloji izlenirse, gerçekleşir. Yani takip edilecek metot önemli.

İsrail’e Mavi Marmara mesajı: “Şu sivil toplum örgütünün şöyle yönlendireyim, bunu böyle yönlendireyimdiye bir davranış içinde değil Türkiye. Türkiye’nin çıkarlarına, herhangi bir vatandaşımızın çıkarlarına hukuk dışı herhangi bir saldırı olursa, buna karşı tavrımızı her zaman alırız.

‘Şimdi sıra Türk muslukçularda’

Cumhurbaşkanı Gül’ü makamında kabul eden Polonya Cumhurbaşkanı Bronislav Komorowski, heyetlerarası görüşmede, ülkesinde Türkiye’nin AB’ye üyeliğine desteğin yüzde 80’ler civarında olduğunu belirterek “AB vatandaşları Polonya AB’ye üye olmadan önce bizim muslukçularımızla korkutuluyordu. Ama bu, bizim başarı sembolümüz oldu. Biz de şimdi Türk muslukçuları bekliyoruz” dedi. Gül de temmuz ayından itibaren AB Dönem Başkanlığı’nı üstlenecek olan Polonya’dan yeni fasıllar için destek istedi.

‘Gazetecilikten tutuklanan yok’

Varşova’daki Natolin Avrupa Koleji’nde öğrencilere hitap eden Gül, bir öğrencinin Türkiye’deki tutuklu gazetecilere ilişkin sorusuna “Arkasında şiddet olmadıkça ifadenin açıklanmasında bir engel yok. Türkiye’de bu nedenle kimse hapse girmez. Eskiden vardı, ama bugün yok” yanıtını verdi. Gül sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama haklı olarak soracaksınız ‘bazı gazeteciler neden tutuklanıyor’ diye. 2003-2004 yıllarında hükümete karşı darbe planları yapıldı ve bunun sivil bağlantıları da olduğu yönünde savcıların elinde güçlü dokümanlar geçti. Bu nedenle bazı gazeteciler de yargılanıyor. Yargılama bitmeden kimseyi suçlu ilan edemem. Sayıları çok fazla değil. Başka bazı tutuklulur da var. Dışarıda gazeteci olarak geçiyor ama bunlar şiddet kullanan örgütlerin üyeleri. Kendileri de şiddetin içinde bulunuyorlar. Yoksa yazdıklarından dolayı değil. Burada bir yanılgı var ve bu kampanya şeklinde de devam ediyor.”

Reklamlar

About firatkozok

Cumhuriyet Gazetesi Cumhurbaşkanlığı - Başbakanlık Muhabiri
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to Cumhurbaşkanlığı seçimi süreci icin kez konustu: ‘Her şeyi detayıyla biliyorum’

  1. Geri bildirim: Gül’den “darbeci gazeteciler” için geri adım |

  2. Geri bildirim: Gül yarınki konuşmasına 3 hafta hazırlanmış |

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s